Camide İftar

camideyizbiz > Camide İftar

Kutsal topraklara giden kardeşlerimiz Kâbe-i Muazzama ve Mescid-i Nebevi’de kurulan iftar sofralarına şahit olmuşlardır. Bu güzelliği bu topraklarda hayata geçirebilirsek; camilerimizin sadece namaz kılınan mekanlar olmaktan çıkacağına, toplum için çok olumlu yönde etkileri olacağına inanıyoruz. Ne gibi etkileri olabileceğini başlıklar halinde ele almaya çalıştık.

Nafile Oruç 

Ameller, pazartesi ve perşembe günleri arz olunur. Ben de amelimin oruçluyken arz olunmasını isterim. [Tirmizî]

Efendimiz’in (sav) mübarek dudaklarından dökülen diğer sözlerden de biliyoruz ki:

  • “Oruçlunun ağız kokusu Allah (cc) katında misk kokusundan daha güzeldir” [Buhari].
  • Allah (cc), “orucun ecri bana aittir” [Buhari] buyurmuştur.

Mü’min kardeşlerimizin oruç gibi ecri büyük bir ibadeti sadece Ramazan ayına bırakmaması, nafile oruç tutmaya özenmesi camideki iftar sofralarının en büyük kazançlarından biri olacaktır. 

Kaynaşma

Camilerimizin çoğu sadece namaz kılınıp namazın ardından hemen çıkılan mekanlar olarak kullanılıyor. Günde beş defa omuz omuza namaz kılan kardeşlerimiz birbirini ismen dahi tanımıyor. Mü’minlerin camilerde daha fazla vakit geçirmesi, birbirini tanıması, birbiriyle muhabbet etmesi için farklı aktivitelere ihtiyacımız var.

Hepimizin tecrübe ettiği üzere bizler yemek sofralarında muhabbeti seven bir milletiz. Ramazan-ı Şerif ayı boyunca her gün ve diğer aylarda pazartesi ve perşembe günleri camilerde kurulacak iftar sofraları cami cemaatinin birbiriyle kaynaşmasına vesile olacaktır. İçini döküp rahatlamak isteyen rahatlayabilecek, derdi olan derdine deva bulabilecektir. İş arayan bir genç kardeşimiz belki de bir işverenle tanışıp iş bulabilecektir. 

İnfak 

Kim bir Müslüman kardeşine iftar vakti yemek yedirirse, onun sevabı kadar da kendisine sevap yazılır. Yemek yedirdiği kimselerin sevabından da hiçbir şey eksilmez.

[Tirmizi, İbni Mâce]

Kurumlara verilen paraların nereye harcandığı konusunda şüphe duyup da kurumlar aracılığıyla infak etmede zorlanan kardeşlerimiz için camilerdeki iftar sofraları güzel bir hayır kapısı olacak, iftar edenlerin sevabı kadar sevap kazanacak, oruçlu olmayıp da sofrada yer alan karnı aç kardeşlerimizin dualarını alacaktır. 

İhtiyaç Sahipleri

Ramazan-ı Şerif ayında bazı belediyelerimiz iftar sofralarını merkezi bir yere kurarken bazıları da her gün farklı bir mahallede kurmayı tercih ediyor. Her iki durumda da ihtiyaç sahibi kardeşlerimizden evleri uzak mesafede olanlar iftar sofralarına gidemiyorlar.

Belediyelerimiz iftar sofralarını sadece bir noktada bulunan çadırlarda kurmak yerine her mahallede beş ayrı camiye kursalar çok büyük bir hayra öncülük edecekler inancındayız. Böylece her gün iftar sofralarına gidip gelme imkânı bulamayan kardeşlerimiz mahallesindeki camide her gün orucunu açabilecektir. 

Bu sofraların sadece Ramazan-ı Şerif ayında değil, Kâbe-i Muazzama’da ve Mescid-i Nebevi’deki gibi diğer ayların pazartesi ve perşembe günlerinde de kurulması en büyük hayallerimizden biridir. Pazartesi ve perşembe günleri kurulacak iftar sofraları ile birlikte pazar sabahları da camilerimizde kahvaltı sofraları kurulması ihtiyaç sahipleri kardeşlerimizin tüm sene boyunca haftada en az üç gün yemek yeme imkânı bulması demektir. İftar sofralarından artan fazla yiyeceklerin de bu kardeşlerimiz tarafından evlerine götürülebileceğini de düşünürsek bu sofraların nasıl bir hayra yol açabileceği gözükür.  

Abdest ve Namaz

Bizim insanımız her ne olursa olsun kutsalına sahip çıkar, saygı gösterir. Pazartesi ve perşembe günleri iftar, pazar sabahı da kahvaltı için kurulacak sofralar sebebiyle camiye girecek olanlar kutsalına saygı olarak abdest alarak camiye girecektir. Normalde beş vakit namazını kılmayıp da abdestli olarak camiye girenlerden namaz kılanlar da olacaktır inşallah. Camilerde kurulacak iftar sofraları böyle bir güzelliğe de vesile olacaktır. 

Hidayet

Allah’a(cc) iman etmeyen veya hayatı boyunca namaz kılmamış olan ihtiyaç sahipleri bu sofralara konuk olduğunda çadırda akşam ezanı beklemelerinden çok farklı beklemelere şahit olacaklardır. Bazı mü’min kardeşlerimizi ellerinde Kur’an-ı Kerim ile görürken bazılarını ise ellerinde tesbih ile görecekler, bazılarını secdeye kapanmış görürken bazılarını da ellerini açmış dua ederken göreceklerdir. Camilerimizin mimarisinin verdiği güven ve huzur ile birlikte cami cemaatinin bu halleri namaz kılmayan kardeşlerimizin namaza başlamalarına, imanın lezzeti ile tanışmamış olanların gönüllerinde de bir kıpırdamaya vesile olacaktır biiznillah.

Malayani

Malayaniyi terk etmek, kişinin Müslümanlığının güzelliğindendir. [Tirmizi]

Malayani, ne dünyaya ne de ahirete yaramayan iş ve konuşmalardır. Her ne kadar Müslüman kimliğimiz ile ettiğimiz muhabbetlerin, ağzımızdan çıkan sözlerin hangi mekan ve zamanda olursa olsun belli sınırlar içinde olması gerekirse de bazen sınırları aşabiliyoruz. İftar sofralarının çadırlardan camilere taşınması kardeşlerimizin konuştuğu konuları da, ağızlardan çıkacak sözleri de değiştirecektir. Gıybet ve dedikodu gibi alanların sınırlarına yaklaşılmayacak, boş sözleri, malayaniyi dahi azaltacaktır inşallah.

Nasihat

Bir topluluk Allah’ı zikretmek üzere bir araya gelirse melekler onların etrafını sarar; Allah’ın rahmeti onları kaplar; üzerlerine sekînet iner ve Allah Teâlâ onları yanında bulunanlara över. [Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, İbni Mâce]

İmamlarımız, sofra başında toplanacak cemaate onların gönlüne hitap edecek, onları sıkmayacak, on dakikayı geçmeyecek şekilde nasihatlerde bulunabilirler. İmamlarımız, cami cemaati ile yapacakları istişare sonucu bu on dakikayı Kur’an-ı Kerim meali okumayla, hadis-i şerif okumayla veya daha farklı şekillerde de değerlendirebilirler. Burada dikkat edilmesi gereken husus sürenin mümkün olduğu kadar kısa tutulması olmalıdır. 

Diyanet İşleri Başkanlığımızın bu talebimizi dikkate alması, konu üzerinde yoğunlaşması ve bir hayra öncülük etmesi duasıyla…