Namaz Bir Tevhid Eylemi

Abdullah Yıldız | Alıntı

Kur’an’ın ilk nazil olan surelerinden Fatiha suresi -ki onsuz namaz olmaz- daha İslam’ın ilk günlerinde müslümanlara cemaat olmalarını emretmiş ve namazın cemaat halinde kılınmasını işaret buyurmuştur: Fatiha suresinde yeralan odak cümle ‘İyyake na’büdü ve iyyake nesta’in.’dir. Bu ifadenin tekil olarak kullanılması caiz olmayıp namazı fasid kılar; yani müslüman; yalnız Allah’a kulluk edeceğine ve yalnızca O’ndan yardım dileyeceğine dair Rabb’i ile sözleşme imzalarken, bunu sadece kendi adına yapamaz. İster dar anlamda isterse de en genel anlamda olsun, müminler camaati adına Allah’a söz verir ve çoğul bir ifade kullanır: “Biz yalnız sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.” Yine aynı şekilde çoğul bir ifade ile şöyle niyazda bulunur: “Bizi dosdoğru yola -Sırat-ı Mustakim’e- ilet!..“ Görüldüğü gibi, Allahu Teala mü’minlerden, fert olarak değil cemaat olarak misak istiyor.


Namaz Dirilişe Çağrı

Ahmet Bulut | Alıntı

Bu gün maalesef mescidlerimiz mamur değildir. Belki yapıları çok güzel, halıları pırıl pırıl, duvarları çinilerle rengarenk, kubbeleri enfes motiflerle işlemeli ve hattatların en güzel eserleriyle süslenmiş. Ama mescidler gariptir. Bu güzellikler onları mamur etmiyor. Onların mamur olması, içlerinin cemaatle dolup taşmasıyladır. İçlerinde cıvıl cıvıl gençleriyle yaşlılarıyla birlikte ibadet edilmesiyle ancak mamur olur. Nice ecdat yadigarı muhteşem camilerimiz hüzünlüdür. Koca Süleymaniye ihtişamına rağmen boynu büküktür. Eski günlerini aramaktadır. Nerede o dolup taşan cemaatli günler. Nice ilmi müzakerelerin yapıldığı, vaz-u nasihatlerle gönüllerin dirildiği, insanların namaz vakitlerini dört gözle beklediği asıl o muhteşem günleri özlemektedir.

Ülkemiz genelinde namaz kılanların oranı kılmayanlara göre çok düşük. Namaz kılanlara göre de cemaate devam edenler çok az. Bunca ciddi Nebevi uyarılara rağmen gevşekliğimizi anlamak zor. Duyarlı olan bütün kardeşlerimi bu konuda bir şeyler yapmaya davet ediyorum. Namazla dirilmek, cemaatle buluşmak için hep birlikte çalışmalıyız. Camilerimiz yeniden cemaatle buluşsun. Hepsi Pazar sabahları dolup taşan Eyüp Sultan Camii gibi olsun. Öyle zannediyorum ki bizler namazlarımızı hiç değilse sabah ve yatsı namazlarında cemaatle kılsak bu camilerimiz bize yeterli gelmeyecektir. Hele cemaatle namaz kılmanın tadını keşfetsek bir daha kim onu bizden alabilir.


Namaz ve Karakter Gelişimi

Esma Sayın | Alıntı

İslam toplumunda hayatın ritmi ve düzeni büyük ölçüde günlük beş vakit namaz tarafından belirlenir. Günümüzde bile inananları namaz kılmak üzere toplamak için yapılan namaz çağrısıyla -ezan- insan bu durumun farkına varır.

Namaz hayatımızı düzene koymasının bir nedeni de günün belli vakitlerinde farz olmasıdır. “Şüphhesiz ki namaz, inananlar üzerine farz kılınmıştır.” ayeti de namaz ibadetinin, namaz kılan bireylerin hayatını belirli bir zaman ve çalışma disiplini içerisinde bir düzene koyduğunu kanıtlamaktır.

Aslında namaz vakitleri, namaz kılan bireyler için bir zaman ve çalışma programı kılınmıştır. Böylece birey, hayatı belli bir düzen içerisinde belli zaman dilimlerine bölerek değerlendirmeyi öğrenecek; mutmain olacağı bir hayatı yakalayabilecektir.


Namazı Dosdoğru Kılmak

Faruk Beşer | Alıntı

Allah Rasulü Efendimizin (sa) cemaatle kılınan bir namazın, tek başına kılınandan yirmi yedi kat faziletli olduğunu söylediğini namaz kılan herkes bilir. Bunun onlarca sebebi olabilir, ama bunlardan birisi de şudur:
Biz Efendimizin mübarek beyanlarıyla, kişinin namazından ne kadarını düşünerek ve anlayarak kılarsa, sevabının da o kadar olacağını biliyoruz. Şimdi elli kişinin cemaatle namaz kıldığını düşünelim, herkes namazını başından sonuna kadar bilinçli bir şekilde kılmasa dahi, her birerlerinin bir anlık bilinçli hareketi ve Allah’ı anarak/zikrederek kılıyor olması cemaatin hepsinin birden yaptığı bir şey olur. Çünkü cemaat olmakla bu insanlar namazlarını birleştirmişler ve sanki elli kişilik büyük bir namaz kılmaya karar vermişlerdir. Tek başına kılınan bir namazda Allah’ı bir kez anarak kılan insan, bir anmalık sevap alırken, hepsi birden kıldıklarında bu sevap elliye katlanacaktır.
Cemaatin, tanışma, dertleşme, sosyalleşme gibi onlarca dünyevi faydası ise işin sanki cabasıdır.


Namaz Bilinci

Hasan Hafızoğlu | Alıntı

Bütün gayretlerimizi seferber edersek, Rabbimiz her işimizi bize kolaylaştıracak, her imkanı ayağımızın önüne getirecektir. Müslümanın davasındaki samimiyeti, namazı cemaatle kılma imkanını elde etme gayretine bağlıdır. Yani İslam cemaatinin yokluğu belli olmamalı. Bir an evvel namazların cemaatle ikame edileceği Salih topluluğun içinde yer almalıyız. Ya da bu toplumu kendimiz oluşturmalıyız.
Cemaatle namaz, kuvvetle emrolunan ve İslam toplumumuzu sımsıkı sarıldığı sünnetlerden birisidir. Cemaatle namaz,farz-ı kifaye derecesindedir. Peygamberimiz nafile namazları tek başına eda ederken, farzları her zaman cemaatle ikame etmiştir. Gerçekten farz namazların huşusu da yalnız kılınmasına bağlıdır.


Ezan ya da Ebedi kurtuluşa Çağrı

İhsan Süreyya Sırma | Alıntı

Istılahta ise ezan, müslümanları camiye, cemaat namazına çağırma fiilidir.
Ezan bir çağrıdır, ve her çağrı gibi o da bir harekete davet ediyor insanları.
Toplum hareketlerinin hemen hepsi birer çağrıya bağlıdırlar. Fakat bu çağrılar bazen birbirlerine zıt olabiliyor, birbirleriyle mücadele edebiliyorlar…
İşte “Ezan” dediğimiz çağrı da, insanları Yaratıcı’dan uzaklaştıran tüm çağrılara karşı gelmiştir. Ezan, başka çağrıların insanları götüremedikleri menzile ulaştırma vesilesidir; ve ona kulak verildiği zamanlarda gerçekten de insanı, kendisine yakışan en üst makamlara çıkarmıştır.
Ezan, insanları ezilmişlikten kurtarma çağrısıdır… Ezana zıt olan tüm çağrılar ise, insanı özünden uzaklaştıran, insanlığından soyutlayan, ona şahsiyetini kaybettirip ya esir, ya da zalim yapan, çıkara dayalı çağrılardır.


Namaz Muhasebesi

Nureddin Yıldız | Alıntı

Tuzağa Dikkat!
Camilerin en görkemli, en müzeyyen yapılar haline getirilmesi kıyamet alametlerden biridir. Müslümanların üzerindeki cami hakkını, camilerin yapılarına destek olmakla verdiklerini düşünmeleri bir tuzaktır.
Camilerin beton ve boya merkezi haline getirilmiş olması, hatta en görkemli yapı olarak inşa edilmesi, servetlerin tezyinata harcanması, bir tek rekat namaza, bir kere tesbih yapılmasına asla ve asla muadil değildir. Allah, kullarından huşu içinde kılacakları namazları beklemektedir. Namaz yerine boya ve dekor verilmesi zimmetteki sorumluluktan kurtarmaz.
Camiler, mü’minleri bir arada tutmak için vardır.
Camiler, günü beşe bölmek için vardır.
Camiler Kur’an’ı yaymak ve okutmak için vardır.
Camiler, mü’minlerin akidelerine karşı yapılacak saldırılarda sığınak merkezi olsun diye vardır.
Camiler, her gün yeni bir heyecan ve şevkle hayata sarılmak, ahirete hazırlanmak için vardır.
Beton ve boya işi görmez. Beton ve boyanın payı cüzidir.
Camilerin, Müslümanların birbiriyle yarıştıkları yapılaşma ve israf merkezinde dönüşmesi kıyametin yaklaştığını, ibadetin cevherinin kaybedildiğini gösterir. ‘Ne olmalıydı, ne oldu?’ diye düşünmek gerekmektedir. Resulullah (S.A.V) buyurdular ki: “insanlar mescitlerle övünmedikçe kıyamet kopmaz.” (Ebu Davud, Salat,12)


Namaz Çağrısı

Ramazan Kayan | Alıntı

Cami sorununu çözememiş bir İslami oluşum, İslami mücadele, İslami kardeşlik, İslami vahdet düşünemiyorum. Cami merkezli çalışmalar İlahi rahmetin ve bereketin neşvu nema bulduğu ortamlardır…
Cemaatle namazı tekrardan hayatın eksenine yerleştirmeliyiz… Mescid ve camilere yeniden nebevi misyonlarını kazandırmamız gerekiyor… Ortak bir irade, ortak bir bilinç, ortak bir duruş için buna mecburuz…
Bugün hala camiler üzerinde egemen güçlerin tahakkümü devam ediyorsa çözüm oralardan çekilmek değildir, uzun tecrübeler bize bunu öğretti… Zayıflayan dindarlığımızın, düçar kaldığımız ruhsuzluğun, eriyen duyarlılıkların arka planında camisizliğin payı yoktur diyebilir miyiz?


Namaz Risaleleri / Bediüzzaman Said Nursi

Sadık Yalsızuçanlar | Alıntı

Cami sadece secde mahalli değildir. Orada müminler birbirleriyle buluşur, halleşir, istişare eder, tartışır, tanışır, “Gelin tanış olalım”ın sırrına erer, muhabbet ve şevkle Rabbine doğru kanatlanır. Gündelik yaşamın hay u huyu arasında namaz hem dünya kirlerinden arınmak için bir imkan hem de zihnin çokluktan kurtularak “İlahi Birlik” ilkesine dönüşünü sağlar. Demek ki cami, insan zihninin birliğini de sağlar. O’nun kesretin tabakalarından çekip alır. Sadece müminleri birleştirmez, onları derleyip toparlamaz, aynı zamanda evrenin ilahi birliğini zihni düzeyde yeniler.

Gelin ve her vakit O’na biatınızı yenileyin.
Siz tevhid ehlisiniz, toplanın, çoklukta birlik olun.
Çokluk aldatıcıdır, camiye koşun, cem olun ve tevhidi gerçekleştirin.
Caminin ruhu birliğin ruhudur.


Beş Vakit İnsan

Senai Demirci | Alıntı

NİYE ZAMAN?
Zamanın akışına ilmekler atıyorsun namazla. Beş vakti baş vakit kılıyorsun. Zaman denizinin dalgalarına anlamlı tepkiler veriyorsun. Ömrünün her an’ına ‘bir namazı kılmış, bir diğer namazı bekler’ birşuur kazandırıyorsun. Her an’ın iki namaz arasında geçiyor. İki namaz arasında öleceğini garantiliyorsun.
Namazda zamanın nabzını alıyorsun kalbine. Beş vakit kasılıp gevşeyen bir kalbin atışı haline geliyor varlığın. Kainatın ritmine şuurlu bir itaatle katılıyorsun.